Aralık 2015, Ocak, Şubat 2016

Aralık 2015 Afrika Haberleri

Petrolün kaderi için gözler yarınki OPEC toplantısında
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) yarın yapacağı olağan genel toplantısı öncesinde, petrol fiyatları 3,5 ayın en düşük seviyesini gördü. Petrolün kaderi için tüm gözler Viyana’da düzenlenecek OPEC toplantısına çevrildi.

Brent petrolün varil fiyatı 42,4 dolara kadar gerilerken, uzmanlar yarınki zirvenin önemine dikkat çekiyor: “Bu toplantıdan üretim hedefleri konusunda herhangi bir değişiklik kararının çıkmasını beklemiyoruz. Yani açıkçası üretim kotasının düşürülmesi konusunda OPEC’e üye olan ve olmayan ülkeler arasında belirli bir seviyede işbirliği olup olmayacağına dair endişeler devam ediyor. Hatta birçok OPEC üyesi kilit konumda bulunan büyük üretici Suudi Arabistan’a üretimi azaltması yönünde baskı yapabilir.”
Bu arada dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Arabistan’ın kritik toplantıda 1 milyon varillik üretim kısıntısına onay verebileceği iddia ediliyor.
03 Aralık

http://tr.euronews.com/2015/12/03/petrolun-kaderi-icin-gozler-yarinki-opec-toplantisinda/

Çad Gölü’ndeki adaya üç intihar saldırısı
Orta Afrika’daki Çad Gölü’nde bulunan bir adaya düzenlenen üç intihar saldırısında en az 27 kişi hayatını kaybederken, 90 kişi de yaralandı.
Kulfua adasındaki saldırıların bir pazar yerinde düzenlendiği bildirildi. İntihar saldırılarının sorumluluğunu henüz kimse üstlenmedi.
Terör örgütü Boko Haram’ın saldırılarından kaçan binlerce kişinin söz konusu adaya sığındığı biliniyordu.
05 Aralık
http://tr.euronews.com/2015/12/05/cad-golu-ndeki-adaya-uc-intihar-saldirisi/

Lübnan’da şüpheli operasyon sırasında kendini havaya uçurdu

Lübnan’da güvenlik güçlerinin canlı bomba şüphelisinin evine düzenlediği operasyonda, şüphelinin kendini havaya uçurması sonucu aralarında ev sakilerinin de bulunduğu 3 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi yaralandı. Yetkililer Deyr Ammar bölgesinde yaşanan olayda şüphelinin kendisi, annesi ve kız kardeşinin bebeğinin ölüğünü açıkladı. Güvenlik güçleri, Beyrut’un güneyindeki Hizbullah’ın kontrolü altında olan Dahiye bölgesindeki Burc el-Baracne’de 12 Kasım’da 43 kişinin hayatını kaybettiği çifte intihar saldırılarının ardından ülke genelindeki terörle mücadele operasyonlarını arttırdı. Son dönemde düzenlenen operasyonlarda, yirmiden fazla şüpheli gözaltına alınırken 300 kilograma yakın patlayıcı ele geçirildiği aktarılmıştı.
05 Aralık
http://tr.euronews.com/2015/12/05/lubnan-da-supheli-operasyon-sirasinda-kendini-havaya-ucurdu/

Angola tarım arazilerinde üretimi artırarak ekonomik kaynaklarını çeşitlendirmeyi deniyor

Angola, Afrika’nın ikinci en büyük petrol üreticisi. Ancak son iki yılda petrol fiyatları düşünce ülkenin gelirleri de üçte bir oranında azaldı. Angola’nın hedefi şimdi ekonomik kaynaklarını çeşitlendirmek. Bunun için en şanslı olduğu sektör ise tarım.
Angola 1970’li yılllarda kahve, şeker pancarı, sisal bitkisi, ve muzda en önemli ihracatçı ülkelerdendi. Fakat 1975 ve 2002 yılları arasında süren 27 yıllık iç savaş yüzünden bu avantajını yitirdi. Şimdi ekonomik kaynaklarını çeşitlendirmek ve ülkenin gıda ihtiyacını karşılayabilmek için 58 milyon hektarı aşan büyüklükteki sulanabilir tarım arazilerine yatırım kararı aldı. Bu yatırım planı, başkent Luanda’ya 1.5 saat mesafedeki Bengo bölgesindeki 4600 hektarlık toprakları da kapsıyor.
07 Aralık
http://tr.euronews.com/2015/12/07/angola-tarim-arazilerinde-uretimi-artirarak-ekonomik-kaynaklarini/

Burundi’de iç savaşın ayak sesleri

Afrika ülkelerinden Burundi’de üç askeri kampa eş zamanlı saldırı düzenleyen 12 kişinin öldürüldü duyuruldu.
Emniyet görevlileri çatışmalarda çok sayıda sivil, asker ve polisin de hayatını kaybettiğini söyledi, ancak net bir rakam açıklanmadı.
Söz konusu saldırı ülkenin başkenti Bujumbura’da meydana geldi. Hükümet yetkilileri olayları kontrol altına alabilmek için bölgedeki güvenlik önlemlerini artırdı.
Devlet başkanlığı krizinin yaşandığı Burundi’de hükümetle silahlu gruplar arasındaki çatışmalar nisan ayında yeniden patlak vermişti.
O tarihten bu yana yaklaşık 280 kişi hayatını kaybetti, 700’den fazla kişi de tutuklandı.
11/12/15
http://tr.euronews.com/2015/12/11/burundi-de-ic-savasin-ayak-sesleri/

Tunus’ta Yasemin Devrimi’nin 5. yıl dönümü törenleri

Tunus’ta Arap Baharı’nın fitilini ateşleyen gösterilerin sembol ismi Muhammed Buazizi, ölümünün beşinci yıl dönümünde Sidi Bu Zeyd kentinde düzenlenen törenle anıldı.
Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü’nden Hüseyin Abassi de törende hazır bulundu.
Abassi, Nobel’in ülkedeki demokrasi umudunu güçlendirdiğini belirtti:
“Nobel Barış Ödülü’nü aldıktan sonra birçok devlet kurumuyla barışın tesisi için toplantılar yaptık. Bu ödül ayrıca ülkenin sorunlarına dair toplumda bir uyanışa vesile oldu. Özellikle de ekonomik yatırımların artırılmasına yönelik.”
Tunus’ta Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin 23 yıllık iktidarına son veren devrimin ilk dikkat çekici eylemi, 17 Aralık 2010’da Sidi Bu Zeyd kentinde yapıldı. Seyyar satıcılık yapan 26 yaşındaki Muhammed Buazizi polis şiddetine tepki için kendini ateşe verdi.
Kısa sürede ülke çapına yayılan eylemler dünya basınında Yasemin Devrimi olarak isimlendirildi ve diğer Arap ülkelerine de örnek teşkil etti.

17 Aralık
http://tr.euronews.com/2015/12/17/tunus-ta-yasemin-devrimi-nin-5-yil-donumu-torenleri/

Etiyopya’da kanlı gösteriler: En az 75 ölü

Etiyopya’da üç haftadır süren hükmet karşıtı gösterilerde en az 75 kişinin öldüğü duyuruldu. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün açıkladığı rapora göre, polis ve askerin çoğu öğrenci olan göstericilere ateş açması sonucu ölü ve yaralı sayısının arttığı belirtildi.
Şimdilik bu raporla ilgili bir açıklama yapmayan Addis Ababa yönetimi, ölü sayısını beş olarak veriyor.
Hükümet Sözcüsü Getachew Reda, eylemcilerin sivilleri terörize etmesi sebebiyle geçtiğimiz ay başlayan ‘barışçıl gösterilerin’ şiddete döndüğünü söylemişti.
Eylemler, hükümetin etnik Oromo halkının yaşadığı Oromia bölgesindeki birçok yerleşim yerine devletin el koyması yönündeki teklifinin ardından başlamıştı. Yerli halk, kendilerine yeni bir yer veya tazminat ödenmeden topraklarından edilmekten endişeli.
19/12/15

http://tr.euronews.com/2015/12/19/etiyopya-da-kanli-gosteriler-en-az-75-olu/

HRW: Nijerya ordusu ‘en az 300 Şii Müslümanı öldürdü’
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), aybaşında Nijerya ordusunun, ülkenin kuzey kenti Zaria’da en az 300 Şii Müslüman’ı öldürüp cesetlerini hızla, aile fertlerinin izni olmadan gömdüğünü bildirdi.
Nijerya ordusundan Tuğgeneral Rabe Abubakar ise BBC’ye açıklamasında ordunun hiç kimseyi öldürmediğini söyledi.
Şiilerin öldürüldüğü yönündeki haberlerin gelmesinin ardından İran da ‘Nijeryalı Şiilerin korunması’ çağrısında bulundu.
HRW, Nijerya ordusunun olaylara ilişkin açıklamalarının ‘temelsiz’ olduğunu savunup yaşananlarla ilgili bağımsız yargı tarafından soruşturma açılmasını istedi.
Ülkedeki Şii toplum, hükümetin olayın incelenmesi için oluşturduğu komiteyi ‘taraflı olacağı’ gerekçesiyle reddetti.
HRW’nin Afrika’dan sorumlu müdürü Daniel Bekele, “En iyi ihtimalle vahşi, aşırı bir tepkiydi, en kötü ihtimalle de Şii azınlıklara yönelik planlı bir saldırıydı” dedi.
Ordu, Şiileri Genelkurmay Başkanı Tukur Buratai’ye suikast düzenlemeye çalışmakla suçluyor. Şii gruplar ise bu suçlamayı reddediyor.
Ordu, bu iddiasını güçlendirmek için, yola kurulan barikatları geçmeye çalışan askerlere ellerinde sopalarla taş atan Şiilerin görüntülerini paylaştı.
HRW ise, askerlerin yaralandığına veya öldürüldüğüne dair ‘güvenilir bir bilgi olmadığını’ söylüyor.
Şiilerin lideri Şeyh Zakzaki gözaltında
İnsan Hakları İzleme Örgütü, ölü sayısına dair doğru bir rakam elde etmenin güç olduğunu, bilgilerin hastane kaynakları ve görgü tanıklarından elde edildiğini belirtiliyor.
Nijerya’daki Müslümanların ruhani lideri Sultan Sokoto, Şiilerin hareketi olarak bilinen Nijerya İslam Hareketi’ne yönelik baskınların yeni bir ayaklanma doğurabileceği uyarısında bulundu.
23 Aralık 2015
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151223_nijerya_sii

Nijerya’da gaz santralinde patlama: En az 100 ölü

Nijerya’nın Nnewi kentinde bir gaz tankerinin patlaması sonucu en az 100 kişinin öldüğü bildirildi.
Ülkenin güneyindeki kentte yaşanan olayda bir tanker, bulunduğu endüstriyel gaz santraline patladı.
Olayda, aralarında fabrika işçileri ve çevrede yaşayanların bulunduğu en az 100 kişi öldü.
Yerel polis olayın kaza olduğunu doğruladı ancak detay vermedi.
Patlamanın ardından santralde yangın çıktı.
Bir görgü tanığı Vanguard gazetesine olayın, bir tankerin gerekli soğuma zamanını beklemeden bütan gazını boşaltmaya başlaması üzerine yaşandığını söyledi.
Gazete, gaz tüplerini doldurmaya gelenlerin ve olay yeri yakınından geçenlerin de patlama içinde kaldığını yazdı.
Görgü tanıkları patlamanın çok büyük bir yangına neden olduğunu, itfaiyeciler ve bölge sakinleri tarafından söndürülmesinin saatler aldığını belirtti.
Olay yerindeki görgü tanığı Chukwuemerie Uduchukwu BBC’ye, çok sayıda kişinin Noel günü yemeklerini yapabilmek için tüplerini doldurmak üzere santrale gittiklerini söyledi.
Uduchukwu, binadaki müşterilerin ve işçilerin bedenlerinin tanınmayacak halde olduğunu ve olaydan beş saat sonra bile deponun yanmaya devam ettiğini ifade etti.
Vanguard gazetesine konuşan bir diğer görgü tanığı da patlamaya, tırın gerekli soğuma zamanını beklemeden mutfak tüpleri için gaz salmaya başlamasının neden olduğunu belirtti.
25 Aralık 2015
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151225_tanker_faciasi


Ocak 2016 Afrika Bülteni

Cezayir Bağımsızlık Savaşı kahramanını son yolculuğuna binlerce kişi uğurladı
Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın önde gelen isimlerinden Hüseyin Eyt Ahmet 89 yaşında İsviçre’de vefat etti.Ülkesinde milli kahraman olarak görülen Hüseyin Eyt Ahmet için cuma günü düzenlenen cenaze törenine binlerce kişi katıldı.Eyt Ahmet Fransa’ya karşı yürütülen mücadelede Sosyalist Güçler Cephesi’nin liderliğini yapıyordu.

02/01
http://tr.euronews.com/2016/01/02/cezayir-bagimsizlik-savasi-kahramanini-son-yolculuguna-binlerce-kisi-ugurladi/

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde bağımsız aday önde
Orta Afrika Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz hafta yapılan devlet başkanı ve parlamento seçiminin ilk resmi sonuçları açıklandı. Devlet başkanlığı koltuğu için yarışan 30 aday arasında eski Başbakan Faustin Archange Touadera’nın rakiplerini geride bıraktığı bildirildi. Fakat bağımsız aday Touadera’nın oylarının yüzde 50’yi aşması beklenmiyor. Seçimin ikinci tura kalması halinde seçmen 31 Ocak’ta tekrar sandık başına gidecek.

04/01
http://tr.euronews.com/2016/01/04/orta-afrika-cumhuriyeti-nde-bagimsiz-aday-onde/

Gambiya: Kamu personeline “başörtüsüz çalışma yasağı”

İslam Cumhuriyeti ilan edilen Batı Afrika ülkesi Gambiya’da kadın kamu personelinin başları açık çalışmasının yasaklandığı bildirildi.
İki muhalif gazetede yer alan habere göre kamuoyuna sızan bir resmi yazışmada kadınların “başlarını düzgün bir şekilde örtmeleri gerektiği” söylendi.
Yasağın neden konduğuna ilişkin bir bilgi yok.
Gambiya Cumhurbaşkanı Yayha Jammeh geçen ay Müslümanların çoğunlukta yaşadığı ülkeyi İslam Cumhuriyeti ilan etmişti.
Jammeh herhangi bir kıyafet zorunluluğu getirilmeyeceğini ve tüm dinlere mensup insanların özgürce ibadet edebileceğini söylemişti.
Batı Afrika ülkesi Gambiya özellikle plajları sayesinde Batılı turistlerin gözde tatil mekânlarından biri.
Muhalif Freedom ve JollofNews gazetelerinde yayımlanan yazışmada “Bakanlıklar, kamu kurumları ve şubelerindeki kadın çalışanların mesai saatlerinde başları açık çalışmasına izin verilmediğine yönelik bir kararname yayımlandığı” söyleniyor. Yazışmada ayrıca “Herkesin bu yeni kararnameye sıkı bir şekilde uyması tavsiye ediliyor” deniyor.
1994’ten bu yana iktidar
Gambiya’da nüfusun yüzde 90’ı Müslüman.
Cumhurbaşkanı Jammeh ülkeyi İslam Cumhuriyeti ilan ettiğinde bu adımın Gambiya’nın “dini kimliği ve değerlerine” uygun olduğunu söylemişti.
29 yaşında bir teğmenken 1994’te darbeyle iktidarı ele geçiren Jammeh insan hakları ihlalleri ve muhalefete baskıyla suçlanıyor.

5 Ocak 2016
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/01/160105_gambiya_yasak

Libya’da son yılların en kanlı eylemi: En az 47 ölü
Libya’da Kaddafi döneminin sona ermesinden bu yana en kanlı saldırı meydana geldi. Zitan kentinde bir polis eğitim merkezinin hedef alındığı saldırıda en az 47 kişi hayatını kaybetti, 120’den fazla kişi de yaralandı.
Yerel medya, patlama esnasında çok sayıda görevlinin dışarıda talim yaptığını yazdı. Yaralılar ambulanslarla Misrata kentindeki hastanelere taşındı.
Trablus merkezli Milli Genel Kongre (MGK) saldırı sonrası yaptığı yazılı açıklamada perşembe gününden itibaren üç gün yas ilan edildiğini duyurdu.
Saldırıyı henüz üstlenen olmadı ancak şüpheler Libya’da eylemlerini artıran Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü üzerinde yoğunlaştı. Ülkedeki kaos ortamı IŞİD örgütünün Libya’daki faaliyetlerini kolaylaştırıyor. Otorite eksikliği nedeniyle özellikle petrol yatakları tehdit altında.
Örgüt, 4 Ocak’ta Es-Sidra ve Ras Lanuf petrol bölgelerine saldırmış, 10 güvenlik görevlisi yaşamını yitirmişti. Çatışma esnasında petrol tankerlerinde çıkan yangını söndürme çalışmaları günlerce devam etti. Örgütün perşembe günü petrol depolarını yeniden vurduğu bildirildi. Alev alan beş tankerin her birinde 400 bin varil petrol olduğu tahmin ediliyor.

07/01
http://tr.euronews.com/2016/01/07/libya-da-son-yillarin-en-kanli-eylemi-en-az-47-olu/

Africa Eco Rallisi: Ullevalseter şampiyonluğa koşuyor
Africa Eco Rallisi’nde Pal Anders Ullevalseter rakip tanımıyor. Dakar’da sonlanacak ralliye motosiklet kategorisinde damgasını vuran Norveçli pilot 10. etapta da finişe yine ilk sırada ulaştı.
378 kilometrelik parkuru 2. tamamlayan isimse British teammate takımından Andrew Newland oldu. Fakat Newland Norveçli liderin neredeyse 6 saat gerisinde parkuru tamamlayabildi.
Podyuma çıkmaya alışık diğer bir pilot Portekizli Jose Sousa bu sefer babasını geride bıraktı ve 3. oldu.
Otomobil kategorisindeyse Fransız pilotların hakimiyeti sürüyor. David Gerard’ın 1. olduğu etapta aynı ülkeden Guillaume Gomez ve Patrick Martin 2. ve 3. sırayı aldı.
Genel klasmanda liderliğini sürdüren Kazak pilot Kanat Şakirov ise liderin 11 dakika gerisinde dördüncülüğü elde etti.
Kamyon kategorisindeyse etap birincisi Tomas Tomecek oldu. Fakat bu sonuç genel klasmanı etkilemedi. Zira Anton Şibalov etabı 2. sırada bitirerek Çek rakibi ile arasındaki 2 saat 40 dakikalık süre farkını korudu.

08/01
http://tr.euronews.com/2016/01/08/africa-eco-rallisi-ullevalseter-sampiyonluga-kosuyor/

OPEC’e petrol fiyatlarını görüşmek için acil toplantı çağrısı
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) iki üyesi rekor düzeyde gerileyen ham petrol fiyatlarıyla ilgili kuruluşa acil toplantı çağrısı yaptı.
OPEC Başkanı ve Nijerya Petrol Bakanı Emmanuel Ibe Kachikwu, enerji konferansına katılmak için bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bu çağrıyı doğruladı.
Kachikwu, “Piyasa şartları OPEC stratejisinde bir değişikliğin tartışılması için toplanmayı gerektiriyor.” dedi.
Bir başka OPEC üyesi Birleşik Arap Emirlikleri’nin Enerji Bakanı Suhail bin Mohammed al-Mazroui ise örgütün mevcut stratejisini savunarak 1 ila 2 yıl bu stratejinin yürütülmesine izin vermek gerektiğini söyledi. Mazroui ayrıca, “Sadece piyasa geriledi diye OPEC’in bu startejiyi değiştirebileceğine ikna olmuş değilim.” dedi.
OPEC’in bir sonraki olağan toplantısının önümüzdeki Haziran ayında yapılması planlanıyor.
Ham petrolün varil fiyatı Haziran 2014’te 110 Dolar seviyesindeyken, geçen yıldan itibaren hızla düşerek son olarak 32 Dolar’ın altına indi.
12/01
http://tr.euronews.com/2016/01/12/opec-e-petrol-fiyatlarini-gorusmek-icin-acil-toplanti-cagrisi/

Tunus’ta Arap Baharı’nı başlatan eylemlerin beşinci yıldönümü anılıyor
Tunus’ta Muhammed Buazizi adlı bir gencin kendini yakmasıyla Arap Baharı’nı başlatan halk olaylarının beşinci yıldönümü anılıyor. Sidi Buzid kentinde yaşayan seyyar satıcı Buazizi’nin mallarına polisin el koymasının ardından yoksulluk ve işsizliği protesto etmek için kendini yakması, o günlerde kimsenin tahmin edemeyeceği boyutta geniş çaplı eylemleri ardından da birçok ülkede iktidarları devirecek güçte halk hareketlerini tetikledi.
Tunus Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid es-Sibsi, olayları anmak için yapılan törenlerde söz aldı:
“Yapılan araştırmalar, Tunusluların yüzde 73’ünün güvenlik durumunun her geçen gün daha iyileştiği yönünde iyimser oldukları ve devrimin ardından kazanılan en büyük değerin de özgürlük olduğuna inandıklarını gösteriyor.”
Olayların ardından beş sene geçtikten sonra Tunuslular yine sokaklardaydı. Ancak bu sefer, devrim sırasında ülkeleri için canını veren veya sakat kalanları hatırlayıp anmak için. Kimileriyse halen ülkenin vermesi gereken çok sınav olduğunu düşünüyor:
“Tunus için bence asıl önemli olan adalet ve daha az dokunulmazlık gereği. Çünkü ister sevip ister sevmeyelim, bugün problemimiz yolsuzluk veya gücün kötüye kullanımı değil, gerçek problemimiz dokunulmazlıklar.”
Diğer yandan çoğulcu demokrasiye yaptıkları katkılardan dolayı Nobel Barış Ödülü alan Tunus Genel İşçi Sendikası’nın genel merkezinin önünde de kutlamalar vardı.
14/01
http://tr.euronews.com/2016/01/14/tunus-ta-arap-bahari-ni-baslatan-eylemlerin-besinci-yildonumu-aniliyor/

Sierra Leone’de yeni Ebola vakası
Dünya Sağlık Örgütü’nün Batı Afrika’da binlerce can alan “Ebola salgınının son bulduğu” açıklamasının ardından yeni bir vaka tespit edildi.
Sierra Leone’de 22 yaşındaki bir kişinin Ebola nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Yıkama sırasında kurbanın cesedine dokunan 27 kişiye de hastalığın bulaştığı tespit edildi.
Dünya Sağlık Örgütü sözcüsü Tarık Yaşareviç, vakanın araştırıldığını anlatarak söyle konuştu:
“Sierra Leone yüksek düzeyde gözlem yapılan bir periyotta ve bu vaka da çok hızlı tespit edildi. Şimdiki öncelik, muhtemel temasların bulunması için gerekli araştırmanın yapılması ve bu kişiye hastalığın nasıl bulaştığının belirlenmesi. Bu vaka ne kadar uyanık olmamız gerektiğini tekrar hatırlattı, gelecekte ortaya çıkabilecek olası vakalara karşı bütün olanakları hazır tutmak zorundayız.”
Kurbanın hastalığına Ebola teşhisinin geç konulması ülkede protestoya neden oldu. Göstericiler hastane önünde Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama istedi.
Genç kız hastaneden taburcu edildikten sonra evde yaşamını yitirmişti. Aile üyelerinin temas ettiği kızın Eboladan öldüğü daha sonra anlaşılmıştı.
15/01
http://tr.euronews.com/2016/01/15/sierraleone-de-yeni-ebola-vakasi/
.
Derin dondurucuda beş çocuk cesedi bulundu
Güney Afrika polisi, cesetleri derin dondurucuda bulunan beş çocuğun ölümüyle ilgili olarak soruşturma başlattı.
Yaşları üç ile yedi arasında değişen kuzenlerin oyun oynarken içeride kilitli kaldığı ve havasızlıktan öldüğü tahmin ediliyor. Çocukların, büyükanneleri tarafından bulunduğu belirtiliyor.
Kakamas kenti polisi, çocuklar içerdeyken dondurucunun fişinin çekildiğini ve kapısının kilitlendiğini düşünüyor. Polis cinayet ihtimalini dışladı.
Bu arada, yine Güney Afrika’da, tamir edilmeyi bekleyen bir arabanın içinde kilitlenen iki çocuk havasızlıktan öldü. Olay Johannesburg kenti yakınlarında meydana geldi.
Polis, bir süre önce ebeveynlere güvenliklerinin tehdit altında olabileceği yerlerde çocukları yalnız bırakmamaları uyarısında bulunmuştu.
20 Ocak 2016
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/01/160120_g_afrika_cocuk_olum

İnsanlık tarihindeki savaşlara dair en eski kanıt

Bilim insanları, Kenya’daki bir arkeolojik kazıda, bugüne kadar insanlık tarihinde yaşanan savaşlara dair en eski kanıta ulaştı.
Kenya’nın kuzeyindeki Turkana Gölü yakınlarındaki bir alanda 10 bin yıl öncesinden 27 kişiye ait kalıntılar buldu.
Bu kişilerin cesetlerinin gömülmediği, bu alanda toprak üstünde bırakıldığı belirtildi.
Birçok bilim insanı, tarihteki savaşların, insanlar yerleşik hayata geçtikten sonra yaşanmaya başladığını savunuyor.
Ancak bu son arkeolojik keşifte kalıntıları bulunan insanların muhtemelen yerleşik hayata geçmemiş avcı ve toplayıcılar olduğu belirtiliyor.
Cambridge Üniversitesi’nden paleantropolog Marta Mirazon Lahr, “bulunan kalıntıların, savaşların insanlık tarihine bugüne kadar düşünüldüğünden çok daha önce girmiş olabileceği tartışmasını gündeme taşıyacağını” söyledi.
Arkeologlar Nataruk’taki kazı sahasında 2012’den bu yana çalışma yürütüyor.
Arkeologlar, kalıntıları bulunan insanların, tek bir olayda, sopa ile vurularak ya da bıçaklanarak öldürüldüklerini aktarıyor.
Öldürülenler arasında erkek ve kadın yetişkinler ile çocuklar da yer alıyor.
Nature dergisinde yayımlanan bulgular, ölümlere neden olan olayla ilgili tam olarak bilgi içermiyor.
Ancak bunun bir tür savaşın sonucu olarak yaşandığı belirtiliyor.
21 Ocak 2016
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/01/160121_savas_arkeolojik_kanit

Somali’de kanlı eylem: 20 ölü

Somali’de perşembe günü (21 Ocak) meydana gelen bombalı saldırıda aralarında sivillerin de olduğu 20 kişi hayatını kaybetti.
Başkent Mogadişu’da sahil kenarındaki Beach View Cafe adlı restoranın hedef alındığı saldırıyı el-Kaide bağlantılı eş-Şebab örgütü üstlendi.
Edinilen bilgilere göre, restoran önünde bomba yüklü iki araç birer saat arayla patlatıldı. Ardından silahlı kişiler sahil tarafından restorana girerek etrafa ateş açtı. Güvenlik güçlerinin devreye girmesiyle çatışma yaşandı.
Bir görgü tanığı şiddetli patlama sesleri duyduğunu, bir militanın etrafı kurşun yağmuruna tutuğunu görünce de bir odaya sığınarak canını kurtardığını söylüyor.
Polisin açıklamasına göre operasyon yerel saatle sabah 03:00 sularında sona erdi. Saldırıda, aralarında kadın ve çocukların da olduğu, en az 20 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi de yaralandı.
Saldırıyı kaç kişinin düzenlediği henüz netlik kazanmadı. Güvenlik güçleri militanlardan bazılarının öldürüldüğünü ve ele başlarının sağ olarak ele geçirildiğini belirtti. Ölen 20 kişinin arasında militanların olup olmadığı ise bilinmiyor.

22/01
http://tr.euronews.com/2016/01/22/somali-de-kanli-eylem-20-olu/

Eski Devlet Başkanı Laurent Gbagbo UCM’de yargılanacak

Fildişi Sahili’nde 2010 yılındaki iç savaş sırasında işlenen suçlarlarla ilgili dava bugün Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) görülmeye başlıyor. Mahkemede Devlet Başkanı Alassane Ouattara yanlıları ile Eski Devlet Başkanı Laurent Gbagbo hakim karşısına çıkacak. Gbagbo, seçim yenilgisini kabul etmeyip 3 bin kişinin öldüğü çatışmaların fitilini ateşlemekle suçlanıyor.
28/01
http://tr.euronews.com/2016/01/28/eski-devlet-baskani-laurent-gbagbo-ucm-de-yargilanacak/

Orta Afrika Cumhuriyet’inde cinsel istismar iddialarına yenileri eklendi
Orta Afrika Cumhuriyet’inde görevli barış gücü askerleri hakkında çıkan cinsel istismar iddialarına yenileri eklendi.
Birleşmiş Milletler (BM), 12 çocuğun daha askerler tarafından cinsel tacize uğradıkları yönünde ifade verdiğini duyurdu. Çocukları suistimal ettiği belirtilen askerlerin henüz tespit edilemeyen bir Avrupa ülkesi ile Fransa, Gürcistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Fas ve Bangladeş‘ten geldiği iddia ediliyor.
Haber başkent Bangui’de öfkeyle karşılandı. Başkentliler, halkın barış gücü misyonuna olan güveninin sarsıldığını söylüyor.
Onlardan biri olan Theophille Bambari, “Askerlerin görevi Orta Afrika Cumhuriyeti’ne barışı getirmek olsa da bir kez daha sorun yarattılar. Bu tür ciddi suçlar BM’nin adını ve ülkemizdeki barış misyonunu karalıyor. Halkın barış misyonunu reddetmesine yol açıyor” diyor.
Konuyla ilgili basın açıklaması düzenleyen BM’den Anthony Banbury konuşması sırasında göz yaşlarını tutamadı. Banbury, “BM adına, barış ve güvenliği sağlamakla görevli kişilerin bu tür iddialara karıştığını öğrendiğimizde duyduğumuz öfkeyi tarif etmek çok zor. Özellikle de bu iddialar çocuklarla ilgili olduğu için…” dedi.
Son taciz olaylarının çoğunun başkent Bangui’deki havaalanı yakınlarında kurulan mülteci kampında, 2014 yılında yaşandığı belirtiliyor.
BM Barış Gücü askerleri aleyhinde geçtiğimiz yıl 69 cinsel taciz iddiası rapor edildi.
30/01
http://tr.euronews.com/2016/01/30/orta-afrika-cumhuriyet-inde-cinsel-istismar-iddialarina-yenileri-eklendi/


Şubat Afrika Bülteni

Patlamanın etkisiyle gövdesinde delik açılan uçak acil iniş yaptı
Geçtiğimiz salı günü kabinde meydana gelen patlama sonrası Somali’nin başkenti Mogadişu’ya acil iniş yapan yolcu uçağıyla ilgili bomba ihtimali üzerinde duruyor.
Patlamanın ardından yolculardan birinin cep telefonuyla yaptığı video kaydında, kabinde panik hali yaşanmaması dikkat çekti.
Olayda bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Söz konusu yolcunun patlamanın etkisiyle uçağın gövdesinde açılan delikten düştüğü sanılıyor.
Görgü tanıkları, patlamanın ardından oluşan dumanın kabin içinde yaşananları bir an için görmelerine engel olduğunu ifade etti.
Cibuti merkezli Daallo Airlines havayollarına ait uçakta patlama sırasında 74 yolcu bulunuyordu.
03/02
http://tr.euronews.com/2016/02/03/patlamanin-etkisiyle-govdesinde-delik-acilan-ucak-acil-inis-yapti/

Mısır’da öldürülen İtalyan öğrenci davasında yeni şüpheler
Günlerdir kayıp olan İtalyan doktora öğrencisi Giulio Regeni’nin Mısır’da cansız bedeninin bulunması iki ülke arasında tansiyonu yükseltti. 25 Ocak’tan bu yana kayıp olan Regeni’nin yarı çıplak ve üzerinde işkence izleri görülen cansız bedeni, Kahire ile İskenderiye’yi birbirine bağlayan otobanın kenarında bulundu. Bu gelişmenin ardından Roma’daki Mısır Büyükelçisi, İtalyan Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak konuyla ilgili endişeler iletildi. Bakanlık, konunun aydınlığa kavuşması için Mısırlı mevkidaşlarından tam işbirliği beklediklerini açıkladı. İtalya Endüstri Bakanı Federica Guidi ise Mısır gezisini yarıda keserek ülkesine döndü.
28 yaşındaki Regeni, Cambridge Üniversitesi’nde Mısır ekonomisi hakkında yürüttüğü doktorası üzerinde çalışmak için Kahire’de bulunuyordu. Arkadaşları ifadelerinde, Kahire’de kaldığı evden bir arkadaşıyla buluşmak üzere çıkan Regeni’den bir daha haber alamadıklarını söylemişti.
Mısırlı yetkililer olayla ilgili soruşturmanın başladığını açıkladı. İtalyan basını Regeni’nin Mısır muhalefetiyle bağlantılarının olduğunu ve bu bağlantılardan elde ettiği bilgilerle ara sıra İtalya’da bir gazeteye makaleler yazdığını kaydetti. Regeni’nin yazdıkları sebebiyle korkutuğu için makalelerini takma adla imzaladığı da gelen haberler arasında.
Euronews Kahire muhabiri Muhammed Şeyhibrahim, açıklığa kavuşması gereken birçok nokta olduğunun altını çiziyor:
“Şu ana kadar halen İtalyan öğrencinin ölüm nedeni belirsiz durumda bu da beraberinde birçok soru ve olasılığı getiriyor. Bu sebeple İtalyan yetkililer bu olayın açıklığa kavuşması için Kahire’den ortak bir operasyon yapılması talebinde bulundu.
04/02
http://tr.euronews.com/2016/02/04/misir-da-oldurulen-italyan-ogrenci-davasinda-yeni-supheler/

Ben Halkım: Mısır devrimi üzerine samimi bir belgesel
Ben Halkım” adlı film Mısır’da yaşanan rejim karşıtı gösterileri ve gerginlikleri Nil vadisindeki bir çiftçinin gözünden yansıtan dengeli ve çekici bir belgesel. Başkent Kahire’de büyüyen Fransız belgesel film yapımcısı Anna Roussillon çekimleri Luksor’un yakınlarındaki küçük bir köyde yapmış.
Mısır halkı başkent Kahire’deki Tahrir Meydanı’nda ayaklanmışken, burada yaşayan köylüler olayları televizyondan izler. Film Farraj adlı çiftçinin gözünden Mübarek’in devrilmesinden Mursi’nin düşüşüne dek olan biten olayları takip ediyor.
Roussillon kamerasını köyde Farraj ve ailesinin oturduğu eve yerleştirmiş. Belgesel yapımcısı böylece 2,5 yıl boyunca bu ailenin gündüz tarlada çalışmalarından akşamları televizyonun karşısında yaşanan olayları izlemelerine kadar tüm günlük yaşamlarını aktarmış.
Yönetmen filmde Arap Baharı’nın milyonlarca Mısırlı için ne anlama geldiğini samimi, şeffaf ve büyüleyici bir şekilde beyaz perdeye taşımış. Film Farraj’ın siyasi görüşlerinin zamanla nasıl değiştiğini ve çıkarları doğrultusunda ülkesine demokrasi getirmeye çalışan Batı’yı eleştirirken Roussillon’la arkadaşlığının nasıl sınandığını da gösteriyor.
“Ben Halkım” adlı filmle Anna Roussillon 21. yüzyılın en önemli siyasi olaylarından birini alternatif bir bakış açısıyla beyaz perdeye taşımış.

05/02
http://tr.euronews.com/2016/02/05/ben-halkim-misir-devrimi-uzerine-samimi-bir-belgesel/

Cezayir’de Berberi dili resmi dil olarak kabul edildi

Cezayirli milletvekilleri onayladıkları reform paketiyle Cumhurbaşkanının görev süresini sınırlandırdı ve Berberi dilini resmi dil olarak tanıyarak anayasal güvenceye aldı.
Arapça, hükümetin resmi dili olarak kalsa da, artık resmi yazışmalarda Berberi dili de kullanılabilecek.
Cumhurbaşkanlığı için tanınan iki dönem kuralı, Abdülaziz Buteflika’nın cumhurbaşkanlığı koltuğunda üç dönem kalabilmesi için 2008 yılında kaldırılmıştı. Buteflika 2014 yılında da dördüncü defa seçilmişti.
Yeni düzenlemeye göre görev süresi beş yıl olan cumhurbaşkanı yalnızca iki dönem üst üste görev yapabilecek.
Cumhurbaşkanlığı süresinin sınırlandırılması Cezayirli yetkililerin demokrasiyi güçlendirmek adına yaptıklarını söyledikleri anayasal düzenlemelerin arasında yer alıyor.
Muhalefet liderleri değişiklikleri ‘yapay’ olarak değerlendirip eleştirdi.
‘Amazig’ olarak bilinen Berberi dili 2002 yılında ulusal dil olarak tanınmış, Berberi okullarında öğretilmesinin yasal olarak da önü açılmıştı.
Buteflika’nın vaadiydi
Cezayir’in 39 milyonluk nüfusunun 13 milyonunu Berberi.
Milletvekillerinin onayladığı anayasa reform paketine göre ayrıca cumhurbaşkanı başbakanı parlamentonun en büyük partisinden atayacak.
Anayasal değişiklikler 2011’de başlayan Arap isyanları sonrası Buteflika’nın verdiği sözler arasındaydı.
Senato sözcüsü Abdülkadir Bensalah, düzenlemelerin 2 ret oyuna karşı 499 kabul oyuyla kabul edildiğini, 16 milletvekilinin de çekimser kaldığını duyurdu.
Başbakan Abdülmalik Sellal, “Proje, devlet başkanının sözünü verdiği siyasi reform sürecini taçlandırıyor” dedi.
Başbakan, reformlar “özgür seçimler yoluyla demokratik değişimleri güvence altına alıyor” diye konuştu.
Muhalefet ise düzenlemelerin ‘göstermelik’ olduğu görüşünde.

8 Şubat 2016
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/02/160208_cezayir_anayasa

Etiyopya’da kuraklık uyarısı
Etiyopya son 50 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Çevreci örgütler durumun bir krize dönüşeceği uyarısında bulundu. Save the Children adlı yardım kuruluşu da ülkeye ayrılan gıda yardımlarının Nisan ayında tükeneceğini bildirdi. İlave bağışlar gelmemesi halinde ise ülkede beş yaş altındaki 400 binden fazla çocuk açlık tehdidiyle karşı karşıya.
10/02
http://tr.euronews.com/2016/02/10/etiyopya-da-kuraklik-uyarisi/

“Mısır’da Hüsnü Mübarek devrildi ama rejimi hala burada”

Mısır’da, Hüsnü Mübarek döneminin sona ermesinin ardından tam 5. yıl geçti.
Geçen son beş yıl içinde siyasi çalkantıların sona ermediği Mısır’da, gelecek için umut taşıyanların yanı sıra, ülkenin geleceği için karamsarların oranı da küçümsenmeyecek kadar fazla.
Mısırlı bir vatandaş bu konuda duygularını şu şekilde dile getirdi: ‘‘Ben daha fazla özgürlük, sosyal adalet ve daha haysiyetli, iyi bir yaşam için 25 Ocak’taki devrime katıldım. Mübarek devrileli 5 yıl oluyor ama durum hiç de eskisinden farklı değil, belkide daha kötü.’‘
İnsan hakları ve sivil toplum örgütleri ise siyasi ve ekonomik sorunlar çözülmese de Mısır halkının artık geçmişe oranla daha bilinçli olduğu görüşünde.
Arap İnsan Hakları Derneği’nin kurucusu Jamal Eid iyimser düşünenlerden: ‘‘Mısır’da olumlu olan, halkın artık kendisini ülkesine daha bağlı hissetmesi. Milyonlarca kişi kamusal olaylarla daha fazla ilgileniyor. En azından mevcut rejimi ya destekliyor, ya da karşısında tavır alıyor.’‘Karşı devrim Mısır halkının Mübarek rejiminden daha kötü olmasını, insan hakları ihlalleriyle sonuçlandı. Ordu medya özgürlüğünü kısıtlamaya devam ediyor.
Mübarek’in devrilmesinin 5. yıl dönümünde, Mısır halkının bir bölümü ile siyasetçiler, devrimin hala tam tamamlanamadığı görüşünde. Kısıtlayıcı yasalar, yavaş yavaş devirimi kuşatma yolunda dönüş yapıyor. Ancak bazıları eski rejimin kalıntılarının tamamen ortadan kaldırılması ve halkın tüm taleplerinin yerine getirilmesinin daha fazla sabır ve zamana ihtiyacı olduğu görüşünde.
Siyasi Analist Memduh Hamza “Mübarek rejimi hala burada, sadece tepedeki isimler değişti. Ancak insanların sessizliğinden durumu kabullendikleri sonucunu çıkarmayın.”
Halk büyük bir kısmıysa yeni bir demokrasi inşa etmenin zorlu bir süreç olacağının ve zaman alacağının farkında.
“Ordu bir kez daha güvenliği sağlamak ve yatırımları çekmek için her alana müdahale ediyor. Turizm yeniden gelişecek ve ülkenin büyüme oranı yeniden hız kazanacak. Fakat bunun zaman alacağının farkındayız.”
12/02
http://tr.euronews.com/2016/02/12/misir-da-husnu-mubarek-devrildi-ama-rejimi-hala-burada/

‘Cadı’ diye sokağa terk edilen çocuğu yardım görevlisi kurtardı
Nijerya’da ‘cadılık’ ile suçlanan ve sokağa terk edilen bir çocuk, Afrikalı çocukların eğitimi ve gelişimiyle ilgilenen bir yardım kuruluşu çalışanının durumu fark etmesiyle kurtarıldı.
Nijerya’da ‘cadılık’ ile suçlanan ve sekiz ay önce sokağa terk edilen bir çocuk, açlıktan ölmek üzereyken Danimarkalı bir yardım çalışanının durumu fark etmesiyle kurtarıldı.
Afrikalı çocukların eğitimi ve gelişimiyle ilgilenen bir yardım kuruluşunun kurucusu olan Danimarkalı gönüllü Anja Ringgren Loven, köylülerin sokaklarda tek başına dolaşan Nijeryalı çocuğa kötü davrandıklarını fark etti. Sekiz ay önce sokağa terk edilen çocuğun ‘cadılık’ ile suçlandığı için sokağa terk edildiğini öğrendi. Bu, Nijerya’da çocukların başına sıkça gelen bir durum. Pentakostalizm inancı rahipleri bazı çocukları cadı olmakla suçluyor. Bu çocuklar aç bırakılıyor, hatta bazen öldürülüyor.
Danimarkalı yardım gönüllüsü Anja Ringgren Loven, yetkililerle görüşerek kurtardığı çocuğun bakımını üstlendi. Umut anlamına gelen ‘Hope’ ismi verilen Nijeryalı çocuğun fotoğraflarının sosyal medyada yayılması ile çocuk için dünya genelinde 1 milyon dolara yakın bağış toplandı. Yardım gönüllülerinin yakından ilgilendiği çocuğun sağlık durumu iyiye gidiyor.
19 Şub 2016
http://www.aljazeera.com.tr/haber/cadi-diye-sokaga-terk-edilen-cocugu-yardim-gorevlisi-kurtardi

Fas: Arap Birliği bir birlik değil
Fas, ülkesindeki Arap Birliği zirvesinin önce ertelenmesini istedi sonra da ev sahipliği yapmayacağını açıkladı. Rabat yönetimi, gerekçesinde Arap Birliği’ni bir birlik olmamakla, buna rağmen birlik gibi davranmakla ve somut bir adım atmamakla suçladı.
Fas, Marakeş kentinde 6-7 Nisan’da gerçekleşecek Arap Birliği zirvesine ev sahipliği yapmayacağını açıkladı. Bunun üzerine Moritanya’ya zirveye ev sahipliği yapması teklif edildi. Moritanya’nın da bunu istememesi durumunda tüzük gereği Mısır ev sahipliği yapacak.
Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ahmed bin Hilli’nin Fas yönetiminden kararlarıyla ilgili bir açıklama beklediklerini söylemesinin ardından Fas Dışişleri Bakanı bir açıklama gönderdi. Buna göre Rabat yönetimi, Arap Birliği’ni her ne kadar bir birlik gibi davransa da bir birlik olmamakla, Arap liderleri sorunlar karşısında somut adımlar atmamakla suçladı. Fas, zirvenin sıradan kararlar alınan bir toplantıdan öteye gitmeyeceğini de düşünüyor.
Rabat yönetimi, 11 Şubat’ta Arap Birliği Genel Sekreterliğinden Marakeş’te yapılacak zirvenin 29-30 Mart yerine 6-7 Nisan’da gerçekleştirilmesini istemiş, bu talep birlik tarafından onaylanmıştı. Fas Dışişleri Bakanı Salahaddin Mizvar, Cuma günü de  Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi’yi telefonla arayarak, ülkesinin zirveye ev sahipliği yapamayacağını bildirmişti.
20 Şub 2016
http://www.aljazeera.com.tr/haber/fas-arap-birligi-bir-birlik-degil

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon Burundi’de
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon, siyasi krize çözüm bulma amacıyla Burundi’yi ziyaret ediyor.
Pazartesi günü başkent Bujumbura’ya varan Ban Ki-Moon ziyaretinin ikinci gününde Devlet Başkanı Peirre Nkurunziza ile bir araya geldi. Ülkede yaşanan şiddet olayları ve BM barış misyonu ikilinin gündeminde ilk sırada yer aldı.
Toplantının ardından Devlet Başkanı Nkurunziza’nın siyasi gerilimi dindirmek için muhalefetle müzakere masasına oturmayı kabul ettiği aktarıldı.
BM Genel Sekreteri’nin ziyaretinden bir gün önce, başkente 50 km uzaklıktaki bir kasabada silahlı saldırganların iki kişiyi öldürdüğü bildirildi. Ziyarete saatler kalaysa başkentte, el bombalarıyla düzenlenen saldırıda bir kişinin öldüğü haberi geldi. Saldırıları üstelenen olmadı.
Hükümet üç ayrı grubun şiddet olaylarının fitilini ateşlediğini savunuyor. İnsanların keyfi gözaltına alındığını, kaybolanlar olduğunu ve yargısız infaz edildiğini söyleyen muhalifler güvenlik güçlerini sorumlu tutuyor.
Nisan ayından bu yana 400’den fazla kişinin ölümüne yol açan olaylar Nkurunziza’nın devlet başkanlığı seçimlerinde aday olduğunu açıklamasıyla patlak verdi. Çatışma ortamı nedeniyle 240 binden fazla kişi ülkesini terk emek zorunda kaldı.
Muhalifler Nkurunziza’nın üç dönem görev yapmasını anayasaya aykırı bulurken, seçimleri kazanan Nkuruniza ise atama yoluyla göreve geldiği ilk dönemin sayılmadığını savunuyor.
23/02
http://tr.euronews.com/2016/02/23/bm-genel-sekreteri-ban-ki-moon-burundi-de/

Daeş‘in Sabrata sorumlusu yakalandı
Libya’da terör örgütü Daeş‘e yönelik süren operasyonlarda örgütün Trablus yakınlarındaki Sabrata kentinden sorumlu üyesi ile birlikte örgütün üst düzey iki ismi yakalandı. Libya’da hükümet güçleriyle yerel muhalif gruplar arasındaki çatışmaları fırsat bilen Daeş Sirte kentini ele geçirmiş ve petrol üretim tesislerine saldırı düzenlemişti.

26/02
http://tr.euronews.com/2016/02/26/daes-in-sabrata-sorumlusu-yakalandi/

Güney Afrika’da öğrenci eylemleri rayından çıktı

Güney Afrika’da patlak veren öğrenci eylemleri giderek büyüyor.
Son olarak North-West Üniversitesi’nin Mafikeng kampüsünde çıkarılan yangınlar nedeniyle üniversitede eğitime ara verildi.
Öğrencilerden kampüsü boşaltmaları istenince özellikle gidecek yeri olmayan yabancı öğrencilerin zor durumda kaldığı öğrenildi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre çarşamba günkü protesto gösterisi, öğrenci temsilcilerinin toplantısı sırasında rayından çıktı. Özel güvenliğin göstericileri dağıtmak için plastik mermi ve göz yaşartıcı bomba kullanması üzerine olaylar şiddetlendi. Eylemcilerin ateşe verdiği binalar kül oldu.
Üniversite harçları, eğitim dili ve ırkçılığın protesto edildiği gösteriler en az dört üniversiteye yayılmış durumda.
Pazartesi günü de Free State Üniversitesi’de oynanan bir rugby maçını basan siyahi öğrencilerle beyazlar arasında olaylar çıkmıştı.
26/02
http://tr.euronews.com/2016/02/26/guney-afrika-da-ogrenci-eylemleri-rayindan-cikti/